Tanım
GÜZELLİĞE DAİR HER ŞEYi HERŞEYİ BULABİLİRSİNİZ

BAĞLANTILARIM
Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
zelis ardam gelincikler kelebekk hayris kendimcee arzumca ozguluntarifleri sinem55 cansuyildiz seraparda aysera yesimcetaki yesimceyemek ardadans alperensude cankusum14 ceylin1978 handeayberk mehtap21 pinkykylie berivanekin durukizim sundusce tatarabla selenim florian
 MySpace Layouts
* * * * * *

Kategorilerim
Son yazılarım
lazer epilasyon
egzama
makyazj sırları
kozmetiğin olumsuz tepkileri
makyajın püf noktaları






|
MAKYAJIN PÜF NOKTALARI
FONDÖTEN
Mutlaka temizlenmiş, nemlendirilmiş cilde uygulanmalıdır.
Nemli pamuk veya ufak nemli bir süngerle sürülmeli. Sünger her kullanıştan sonra sabun ile yıkanmalı ve kurutulmalı. Gündüz makyajı; gün ışığında, gece makyajı; iyi aydınlatılmış bir yerde yapılmalıdır.
Saç dipleri ile yüzün birleştiği yerde renk farklılığı olmamalıdır. Fondöten bu bölgelerde küçük dokunuşlarla iyice yayılmalıdır.
Seçilen fondöten yüz ile aynı renk olmalıdır.
ınce bir tabaka halinde sürülmeli, sonuç doğal görünümlü olmalıdır.
PUDRA
Fondöten üzerine sürülecekse şeffaf olanları tercih edilmelidir.
Tek başına kullanılacaksa ten renginize uygun (mutlaka yüzünüzün bir yerinde denediğiniz) olmalıdır.
Büyük pudra fırçası ile ince bir tabaka halinde sürülmelidir. Fırçayı, yüzünüzdeki ince tüylerin çıkış yönünde kullanmalısınız.
GÖZ
Toz farlar, kullanmı ve dayanıklılık açısından daha çok tavsiye edilir.
Sık sık temizlenen süngerli çubuk veya yumuşak fırçalarla sürülmelidir.
Açık renk farınızı gözkapağına sürdükten sonra, gölge yapacagınız renkte far ile göz kapağının bitiminden kaşa paralel çukurluğa hafifçe sürün.
Gözlerinizin renginde far sürmek her zaman çok iyi netice vermez. Örneğin mavi gözlere, mavi far yerine açık - koyu gri, pembe kombinasyonları çok uygun olur. Siz kendi renginizi deneyerek bulmalısınız.
Gözlerinizi daha büyük göstermek isterseniz kirpik diplerine siyah veya kahverengi göz kalemi ile ince bir hat çekmeli, göz ucundan da biraz taşırmalısınız. Alt kipriklerin diplerine de ince bir hat çekmeli, ancak bir pamuklu çubukla hattın keskinliğini dağıtmalısınız.
Gözleriniz birbirine yakın ise gözün şakak tarafındaki ucunu daha koyu renk bir far ile belirginleştirmelisiniz.
Gözleriniz birbirinden çok ayrık ise göz pınarının üstünü kaşa kadar koyuca ton bir far ile gölgelemelisiniz.
RiMEL (MASKARA)
Siyah veya koyu kahverengi rimel sürerek gözlerinizi daha büyük ve anlamlı gösterebilirsiniz.
Rimel sürerken başı hafifçe kaldırıp aynaya bu şekilde, bakarken boyamak göz çevresine bulaştırmamak açısından iyi bir tekniktir.
KAŞLAR
Kaşlarınızı yüzünüze en uygun şekilde şekillendirmek için elinize uzun bir çubuk veya kalem vs. alýp ayna karşısına geçin;
Çubuğu burun deliğinin yanından ve göz pınarından geçecek şekilde dik tutun. Kaşınız çubuğun gösterdiği noktadan başlamalıdır.
Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan (gözeleriniz karşıya bakarken) gözbebeğinin üzerinden çapraz olarak uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşınızın ideal kavis noktasıdır.
Çubuğu burun deliğinin yanından kaldırmadan gözün kuyruğundan geçecek şekilde uzatın. Çubuğun gösterdiği nokta kaşın ideal bitiş noktasıdır.
Kaşınızı alırken, tüylerin çıkış yönüne doğru çekmeye dikkat etmelisiniz.
Makyaj ensasında ufak bir kaş fırçası ile kaşlarınızı fırçalayıp şekillendirmeyi ihmal etmeyin.
Eğer kaşınızda düzeltme yapacaksanız; koyu kahverengi veya füme renkli bir kaş kalemi ile önce ince ince küçük çizgiler halinde boyayıp, sonra fırça ile dağıtın.
ALLIK
Yüze daha sağlıklıbir görünüm kazandırabilmek için allık sürmelisiniz.
Allık fırçası yumuşak ve uzun tüylü olmalı, sık sık yıkanmalıdır.
Allığın rengi ten rengine uygun olarak pembemsi veya toprak tonlarında olmalıdır.
Allık asla bir leke gibi durmamalı, çok hafif kullanılmalı, fırça bastırılmadan hafifçe değdirilerek sürülmelidir.
Gece makyajında kullanılan allık biraz daha koyu olabilir. Ancak çok iyi dağıtılmalıdır.
Allık ile yüzümüzde beğenmediğimiz bazı yerleri farklı gösterebiliriz.
Örneğin;
Yuvarlak bir yüzü daha ince göstermek için allığı, elmacık kemiklerinin altından şakaklara doğru sürülmelidir.
Köşeli bir yüzde; elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt - yan sınırına allık sürülürse yüzde daha yumuşak bir ifade sağlanabilir.
Yazın yüzünüz güneşten bronzlaştığınızda her zaman kullanığınızdan daha koyu bir allıkla yüzünüze ışıltı katmalısınız.
DUDAK
Dudaklara dudak renginin bir ton koyusu ile çerçeve yapılıp içi yalnızca parlatıcı şeffaf bir ruj ile boyanarak kullanabilirsiniz veya yüzünüze fondöten sürerken biraz da dudaklara sürerek renk farkını azaltır, makyaja hazırlarsanız. Kullanacağınız rujun bir ton koyusu ile çerçeve yapıp içini ruj ile doldurarak daha kalıcı bir makyaj elde edersiniz.
Dudak makyajında şekil çok önemlidir.
Dudaklar ince ise; fondötenlenen dudakların bitimine kemik rengi bir kalemle ince bir çerçeve çizilir ve parmak uçlarıyla iyice dağıtarak hattın keskinliği azaltılır. Daha sonra dudak kalemi ile çerçeve çizilir ve içi uygun renk ruj ile boyanır.
Açık renk rujlar dudağı daha dolgun gösterir.
Kalın dudaklar, koyu renkli rujla daha ince gösterilebilir.
şimdi gözlerimizi ortaya çıkartacak, daha manalı gösterecek birşeyler yapalım...
Süngerli far fırçanıza biraz toz far alın. Fazlasını hafifçe üfleyerek atın ve göz kapaklarınıza nazikçe tatbik edin. (Farın rengi çok parlak, çok belirgin olmamalı ve yüzünüzün bütümünde çok aykırı durmamalı) Daha sonra farınızın birkaç ton daha koyusu ile gözün şakağa yakın ucundan başlayarak bir bölge yapın. Bunun için, fırçanızı göz ve kaş arasındaki çukur olan bölgede hafifçe sürtün.
Ucu inceltilmiş yumuşak bir göz kalemi ile göz kapağının üstüne, kirpiklerin hemen dibine ince bir hat çekin. Gözün ucunda bu hattı hafifçe dışarı, şakağa doğru uzatın. Alt kirpik diplerine de ince bir hat çekin ve pamuklu çubukla hafifçe dağıtın. Daha sonra kirpiklerinizi bol bol rimelleyin.
Yüzünüze sağlıklı, ışıklı bir görünüm vermek için allık kullanmalıyız. Büyük, yumuşak bir allık fırçasına biraz ton allık alıp fazlasını üfleyerek atın. Fırçayı yüzünüze bastırmadan, son derece hafif değdirerek şakaklara doğru sürünüz. Amaç yüzünüzde kızılımsı lekeler yaratmak değildir, allığın çok ama çok az kullanılması, iyice dağıtılması ve hafifçe renklendirmesi çok önemlidir.
Dudaklarınıza renksiz veya renkli bir ruj sürerek makyajınızı tamamlamalısınız. Bunun için de önce bir dudak kalemi ile hem dudak kusurlarını düzeltmek, hem de dudağın çevresini belirterek rujun daha düzgün sürülmesini sağlamalısınız.
|
Tarih: 18:43, 9/1/2007 Kategori: MAKYAJIN PUF NOKTALARI |
Yorum (12) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
kurban bayramınız ve yeni yılınız kutlu olsun
|
EL VE AYAK BAKIMI
Bakımlı Tırnakların Sırrı...
Bir bayanın elleri ne kadar güzel olursa olsun tırnaklarının şekilsiz ve kırık olması, bu güzelliği gölgeleyecektir. Bu nedenle ellerinizin bakımını yaparken tırnaklarınızı sakın ihmal etmeyin:
- Tırnaklarınızın sürekli olarak sararmasından şikayetçi iseniz; 1 adet limonu çok az suyla karıştırıp tırnaklarınızı birkaç dakika bu limonlu suda bekletin, böylece sararmayı önlemiş olursunuz. - Tırnaklarınızın kolay kırılmasını önlemek için en iyi yöntem, tırnak diplerine vazelinle masaj yapmaktır. Vazelin, kolayca emilip cildi nemlendirir ve tırnakların güçlü olmasını sağlar. - Tırnaklarınızın bakımlı görünmesini sağlamak için ise, sık aralıklarla manikür yapmalı, ayrıca bir parlatıcı veya ojeyle tırnaklarınızın canlı ve bakımlı bir görünmesini sağlamalısınız.
Yumuşak ve Pürüzsüz Eller...
Kış aylarının yaklaştığı şu günlerde elleriniz çabuk kuruyor ve çatlıyorsa:
- Kuruyan elleriniz için doğal bir maske kullanarak ellerinizi nemlendirebilirsiniz. Bunun için; bir haşlanmış patatesi ezip, içine biraz vazelin ve kuru papatya çiçekleri katarak bir karışım hazırlayın. Bu karışımı elinize sürün. Sonra da elinizi pamuklu bir mendile sararak yarım saat kadar bekleyin. Ellerinizin ne kadar yumuşak ve pürüzsüz olduğuna inanamayacaksınız. - Ayrıca sürekli olarak yanınızda bulunduracağınız koruyucu ve besleyici bir el kremide ellerinizi nemlendirmede oldukça etkili olacaktır. El kremini gün içinde az az ama sık sürün. Bilekten baslayarak parmakların eklem yerlerine kadar dairesel ve özenli hareketlerle masaj yaparak yedirin.
Ayak Rahatlığı Önemli... 
Bütün kış kapalı ayakkabılar içerisinde sıkışıp kalan ayakalarınızın rahat bir nefes alması için:
- Ayaklarınızı sıcak bir ayak banyosu ile yumuşattıktan sonra, katı ve sert kıllı bir fırça ile fırçalayarak masaj yapın. Topuklar ya da ayağınızın altı gibi daha sert bölgeleri ise ponza taşı ile keseleyin. Son adım olarak esanslı yağ ile ovarak ferahlatın. - Ayak tırnaklarınızı keserken; düzgün kesebilmek için mutlaka önce ıslatın ve çok fazla dipten kesmemeye dikkat edin. Eğer tırnağınızı fazla derinden keserseniz, etinize gömülüp tırnak batmasına neden olabilir. |
Tarih: 18:28, 26/9/2006 Kategori: EL VE AYAK BAKIMI |
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
LAZER EPİLASYON
LAZER EPİLASYON İLE İSTENMEYEN TÜYLERE KALICI ÇÖZÜM...
Vücuttaki istenmeyen tüy ve kıllar hem kadınlar hem de erkekler için estetik bir sorunlardan biridir. Vücutta istenmeyen bölgelerde çıkan kıl ve tüyler erkek veya kadın tüm bireyleri rahatsız etmekte hatta ciddi psikolojik sorunlara bile neden olabilmektedir. Bu tip kıllardan kurtulmak için pek çok eski yöntem olmasına karşılık kalıcı olarak tedavi bu yöntemlerle pek mümkün olmamaktadır. İstenmeyen kılların yok edilmesindeki diğer klasik yöntemlerin kısa etkili ve acı verici olması lazer epilasyonun günümüzde popüler olmasına neden olmuştur. Artık tıpta pek çok alanda kullanılan lazerler epilasyon amaçlı yani istenmeyen kılları yok etmek için de büyük bir başarı ile kullanılmaktadır. Bugün artık en az kadınlar kadar yüzündeki kırışıklıklardan, aknelerden, saç dökülmesinden ve vücudundaki fazla yağlardan memnun olmayan pek çok erkek vücudundaki fazla kılları da sorun etmektedir ve tedavi için lazer epilasyon kullanmaktadır..
Lazer ne demektir? "Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation" ın baş harflerinden oluşan İngilizce LASER kelimesinin Türkçe kullanımı “lazer”dir. Lazerler bir yönde ilerleyen ve enerji içeren yoğun bir ışık üretir. Lazer ışığı renkli olduğu gibi renksiz olup görülmeyebilir. Görünürlük dalga boyu ile ilgilidir. Dalga boyu ve gücü lazerlerin tıp da kullanım alanlarını belirler. Günümüzde yaygın olarak farklı tipte ve dalga boyunda lazerler tıpta değişik amaçlarla kullanılmaktadır.
Epilasyonda ne tip lazerler kullanılır? Epilasyon amaçlı kullanılan lazerler alexandrite , ruby, diod, nd:yag olarak sayılabilir. Bu lazerlerin isimleri yaydıkları ışığın dalga boylarına göredir. Epilasyon amaçlı lazer cihazlarının teknolojisi ilerledikçe dalga boylarının arttığını görüyoruz çünkü dalga boyu vücutta ışığın etkileyebileceği alanlarda önem kazanmaktadır. Epilasyon sırasında lazer ışığı kıl köküne ulaşana kadar cildi geçer. Lazer, kıl kökünde yüksek ısı etkisi yaparak kökün yok olmasını sağlar. Koyu renkli ve kalın tüyler ısıyı daha iyi tuttukları için lazer ile tedavileri daha başarılıdır. Tüy rengi cilt renginden koyu olanlar en kısa sürede en az yan etki ile sonuca ulaşabilirler.
Lazer epilasyon nedir ve kıllara nasıl etki eder? Lazer ile kıl kökü yok edilirken amaç seçici ısıtma yaparak yani kıl köklerindeki hücrelerin yakılarak hasara uğratılmasıdır. Kıl kökü tarafından emilen bu enerji, ısıya dönüşerek kıl kökünü tekrar büyüyemeyecek şekilde tahrip eder. Milisaniyeler süresinde cilde uygulanan lazer ışığı, cilde zarar vermeden geçerek kıl kökündeki pigmentlere nüfuz eder. Tüm epilasyon lazer türleri kıl gelişiminin geciktirip kılların daha zayıf ve azalarak çıkmasını sağlarlar. Kalıcı epilasyon için kıl kökünün papilla denilen kısmının yok edilmesi amaçlanır. Tedavi esnasında tüylerin büyüme aşamaları olan anajen, katojen veya telojen fazda olması tedavi açısından önemlidir. Uygulama anında kılların farklı evrelerde olması, sonucun ortalama 5-8 seans sonrası alınmasına neden olur. Lazer ışının uygulama süresi ve dozu kişinin cilt rengi ve yapısına göre değişiklik gösterir.
Kaç seans uygulama gerekir ? Lazer ışığı anajen (aktif) aşamadaki kıl köklerini etkilemektedir. Bütün kökler aynı anda aktif olmazlar. Dolayısıyla telojen (pasif) kökler, aktif hale geldiklerinde bunlara da uygulama gerekecektir. Kalıcı bir çözüm, ancak birkaç seanstan sonra elde edilir. Kılların kalınlığı ve yoğunluğu her vücutta farklı olduğu için kesin bir seans sayısı vermek mümkün değildir, kişiden kişiye ve bölgeden bölgeye değişmektedir. Ortalama olarak çoğunlukla 5-8 seans, yeterli olmaktadır. Lazer epilasyon uygulamasında cilt tipine göre doz seçimi yapılır. Bu sayede kıl köklerine etki edecek ama cilde zarar vermeyecek güçte çalışılarak en kısa sürede tedavinin bitirilmesi amaçlanır. Herkesin vücut yapısı ve hormonsal seviyeleri, cilt tipi farklı olduğu için sonuca ulaşmak için gereken süre kişiden kişiye değişir. Seanslar kılları anajen (büyüme) safhasında yakalamaya uygun sürelerde tekrarlanır.
Bir seans ne kadar sürer ? Uygulama bölgesine göre süreler değişmektedir. Ortalama olarak bıyık ve çene bölgesi 1-5 dakikada tamamlanırken, tüm bacaklar 30-45 dakika sürmektedir. Seans araları 4-6 haftadır.
Hangi bölgelere yapılabilir ? Hemen hemen vücudun bütün bölgelerine lazer epilasyon uygulaması yapılabilir. Erkeklerde ve kadınlarda tüylenme dağılımı ve miktarı farklıdır. Esas olarak kadınların problemi olan aşırı kıllanma erkeklerin de kaş arası, elmacık kemiği üstü, sırt, boyun, göğüs ve ense gibi bölgelerde rahatsız edici olabilir. Her atışta 25-30 kıl kökü tahrip edilir ve bu sayede de uygulama süresi çok kısalır.
Her cilt rengine uygulanır mı? Lazer epilasyon uygulaması için en ideal aday açık cilt rengi üzerinde tüyleri koyu renk olanlardır. Son teknoloji ürünü Alexandrite tipi cihazlar ile koyu cilt rengine sahip olanlar da dahil olmak üzere her cilt rengine uygulama yapılmaktadır. Bronzlaşmamak şartı ile her tüm mevsimlerde yapılabilir.
Lazer epilasyon güvenli midir ? Uygulama sırasında soğutucu hava verildiği için acı hissedilmez. Lazerin ürettiği enerji bir dalgaboyu ışıktır. Cilde zarar vermeden geçerek kıl köküne ulaşan bu ışık, vücutta herhangi bir artık bırakmaz. Örneğin röntgen ışınları vücutta radyasyon gibi artık bırakmaktadır ve belirli bir zaman içerisinde çok alınırsa risk doğurabilir. Ancak lazer ışığının vücutta bıraktığı herhangi bir artık yoktur ve dolayısıyla güvenlidir, ayrıca herhangi bir kanserojen etkisi yoktur. Lazer epilasyon uygulamasının güvenilirliği ve etkisi, Amerikan gıda ve ilaç dairesi FDA (Food and Drug Association) tarafından 1997 yılında onaylanmıştır.
Tedavi sonrasında iz kalır mı? Tedavi sonrasında 5-10 dakika bazen yarım saat süren kızarıklık olabilir. Bu geçicidir. Soğutma sistemi olmayan lazerlerde, ışığın cildin üst tabakasındaki melanin pigmentlerinden de emilmesinden dolayı ciltte yanık ve sonrasında leke iz kalma riski her zaman mevcuttur. Soğutma sistemli lazerde cildin ısınmasına fırsat verilmemekte böylece yanık riski azalır. İz kalsa da zamanla tamamen geçer..
Kimlere uygulanabilir ? tüyleri koyu renk olan herkese 12 yaşında itibaren kadın ve erkeklere uygulanabilir. İstenmeyen ve bazen aşırı olabilen kıllanma için pek çok epilasyon yöntemi bulunmaktadır. Bunların içinde "Lazer Epilasyon" ağrısız kolay uygulanabilmesi ve etkili olması sebebiyle en çok tercih edilen yöntemdir.

|
Tarih: 10:46, 21/9/2006 Kategori: LAZER EPILASYON |
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
EGZAMA

Farklı alerjik etkilerden dolayı, cildin çeşitli bölümlerinde ortaya cıkan bir deri hastalığıdır. Kabuklanma,pullanma,kızarıklık,kaşıntı gibi belirtileri vardır.
Bu deri hastalığı 4 evreden oluşmaktadır.
kızarıklık devresi : ilk belirtileri kaşıntı olarak kendisini gösterir, daha sonra ödemli kızarıklıklar olarak oluşur.
Vezikül evresi : Ciltteki kızarık alanlarda veziküller oluşur ve daha sonra bu veziküller birleşip lezyon oluştururlar.
Sulanma ve kabuklanma evresi : Veziküller patlayıp içlerindeki su boşalınca , deri kurur ve cilt yüzeyinde sarımsı kabuklar oluşur. bu kabuklara elle müdahale edilşmemesinde fayda vardır çünkü zamanla düşerler.
Kepeklenme evresi : Kabuklar döküldükten sonra pembemsi bir deri ortaya cıkar.Bu bölümde bir süre kepeklenme görülebilir. Sonunda egzama iz bırakmadan kaybalor.
Egzamanın kontakt dermatit(temas egzaması)ve atopik egzama olmak üzere çeşitleri vardır.
Temas egzaması : cildin duyarlı olduğu maddeyle temasa gecmesi sonunda ortaya çıkar.deriden içeriye sızan madde proteinlerle birleşip alerjik bir yapı kazanır. cildin bu yabancı maddeyle savaşabilmesi için antikorlar üretir. ve sonuçta yukarıda 4 oluşum evresinden söz ettiğimiz şekilde egzama ortaya çıkar. Metal takılar, deterjanlar, çoraplar, sentetik giysiler temas egzamasına zemin hazırlayabilir.
Atopik Egzama : bu egzama çeşidi tamamen genetik kökenlidir. bu tür egzamanın oluşumunda genetik beraber ,ter,ısı, değişimleri,rutubet, stres,polen, yiyecek alerjileri de etkili olmaktadır.Bu gibi durumlarda hastanın alerji yapıcı etkenlerden uzak durması gerekmektedir. Ayrıca aşıyla da bağışıklık kazanılabilir.
Tedavi Egzama tehlikeli sayılabilecek ağır bir hastalık değildir; ama rahatsızlık verebilir. Egzamalıların rahat etmek için almaları gereken önlemlerin başında yarayı kaşımamak gelir. Egzamalı bebeklerin ellerine pamuklu kumaşlardan dikilmiş parmaksız eldivenler geçirilerek egzamalı yerlerini kaşımaları önlenebilir. Egzamalı kişilerin uçuk hastalığı olanlardan özellikle uzak durmaları gerekir. Egzamalı deri, uçuk virüsü olan herpes simplekse karşı dirençsizdir; virüs alınırsa enfeksiyon yayılabilir. Egzamalıların çiçek aşısı da olmamaları gerekir. Normal insanlara hiçbir zarar vermeyen bu aşı, egzamalı bir çocukta, ölümcül olabilen ateşli bir hastalık yapabilir.
Egzamalı ya da egzama geçirmiş insanların derileri çok hassastır. Bu nedenle tahriş edici maddelerden sakınmalıdırlar. Bu tür maddelerle çalışmak zorunda kalanlar lastik eldiven ve yüz maskesi gibi basit önlemlerle korunmalı; genç insanlar meslek seçerken yağlar, boya maddeleri ve şampuan gibi malzemelerle çalışmak zorunda kalacakları meslekleri seçmemelidirler. Egzamanın nedeni olan alerji yapıcı madde bulunabilirse, hastanın o madden korunması yeterlidir. Egzamalı bir bebeğe, inek sütü veriliyorsa, inek sütünü kesip ya anne sütü verilmeli ya da keçi sütü (inek sütüne göre daha az alerjiye yol açtığı saptanmıştır) ve özel süttozu gibi bir besinle beslenmelidir.
Nedeni bulunamayan çocuk egzamalarında ise çocuğun giysilerinde yünlü kumaş kullanmamak, derisi kurumaya yatkınsa çok sık yıkamaktan kaçınmak, enfeksiyonları önlemek için hem kendini hem de çevresinin temizliğine özen göstermek ve özel sabun kullanmak yararlı olur.
Egzama tedavisinde yararlanılabilecek birçok ilaç vardır. Çinko bileşimleri ve kortizonlu deri merhemleri egzamalı yerlere doktor önerisine göre sürülür; ancak bu merhemler deriyi tahriş edeceği için uzun süre kullanılmamalıdırlar. Ayrıca antihistaminik merhemlerle kaşıntıyı azaltmak, üreli merhemlerle derinin su içeriğini artırarak egzamanın deriyi kurutup çatlatmasını önlemek deriyi kurutup çatlatmasını önlemek, astım tedavisinde kullanılan "sodyumkromoglikat" adlı maddeyi içeren ilacın alınmasıyla alerjiyi önlemek olanaklıdır. Egzamalı insanların kaşınmamaları neredeyse olanaksız olduğundan, tırnaklarını kısa, temiz ve bakımlı tutmaları, zararı biraz da olsa azaltır. Egzama hastane tedavisi gerektirecek kadar ağır bir hastalık değildir ama evinde yeterli bakım göremeyecek hastaların hastaneye yatmaları yararlı olabilir.
Egzamalı çocukların yüzde 50'si altı yaşına gelmeden, yüzde 90'i ise ergenliğe ulaştıklarında egzamadan kurtulurlar. Ne var ki, öteki alerjik hastalıklar gibi egzama da, iyileşmesinden yıllar sonra hiç beklenmedik bir zamanda yineleyebilir. Duygusal sorunlar, stress ve sıkıntı egzamanın yinelenmesine neden olabilir. Egzamalıların hastalıklarının fazla önemsenmesi, egzamalı çocuğun üstüne çok düşülmesi, stres yaratarak hastalığı büsbütün ağırlaştırabilmektedir. Günümüzde egzama tam olarak tedavi edilmemekle birlikte, rahatlatılabilmekte ve denetim altına alınabilmektedir. En iyisi, fazla önemsemeyerek, hastalığın getirebileceği duygusal sıkıntılardan korunmaktır
|
Tarih: 11:22, 20/9/2006 Kategori: EGZAMA |
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|